ANDUBALANCE

TİTREŞİM BİLİMİ

TİTREŞİM BİLİMİ


Canlı ve cansız olarak kabul edilen her şey enerji ile titreşir. Evrendeki her maddenin kendine özgü bir titreşimi vardır. Hayvanlar, bitkiler, insanlar, mineraller tümü kendi ritminde titrer, hareket eder ve çevrelerinde titreşen varlıkların frekansından etkilenirler. 

Einstein da enerji ve maddenin aynı şeyler olduğunu söylemiştir.

Titreşimin, kişiyi iyi hale getirmeye destekleyici etkisi çok eski zamanlardan beri bilinmektedir. Diğer kültürlerde ve geleneksel tıpta titreşimlerin şifalı olarak adlandırabileceğimiz etkileri yüzyıllardır kullanılmaktadır. Titreşim bilimi insan bedenini, en başından anatomik olarak değil işlevsel bir anlayışla açıklar. Bu durum en çok geleneksel Çin tıbbı olmak üzere kadim tıbbın eski bir formu olan Ayurveda için de geçerlidir. Her iki tıp formu da Uzakdoğu’da doğmuş olup Batı’ya kadar gelmiş ve burada hastalar ile doktorlar arasında iyi hal uyarıcı ve destekleyici etkisiyle gittikçe artarak popüler olmaya başlamıştır. 

Genellikle Pers ve Mısır bilginleri de titreşimleri bir terapi aracı olarak sistematik şekilde kullanmıştır. Çin’de ve Hindistan’da da olduğu gibi bu işlem ses kaseleri, çanlar, ilahiler veya şarkılar eşliğinde yapılmıştır. Eski tıbbi geleneklerden gelen bu bilgiler, titreşimlerin insanlar üzerindeki etkilerini incelenmesi ve modern araştırmalar yapılması için bir neden daha oluşturmuştur.

Titreşimler; hücresel fizyolojiyi düzenlemek amacıyla enerji alanlarının tekrar dengelenmesiyle birlikte, insan vücudunun daha iyi bir düzeyde işlev görmesi için alan oluşturabilirler. Doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntem ile uygulanan titreşim, kişinin durumuna bir terapi gibi destekleyici olmaya başlar. Bu süreçte, frekans uygulamaları kapsamında titreşimler; mekanik, akustik ya da elektromanyetik olarak karşı tarafa aktarılabilir. Titreşim adı verilen mekanik osilasyonlar vücudumuz üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Örneğin; sancılanan bir bebeğin kucakta, ayakta ya da basitçe evde hazırlanan bir salıncak yoluyla sallanması, ilk başvurulan yöntemlerden biri olarak bilinir. Aslında burada yapılan şey mekanik bir titreşimdir ve şifanın ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Farkında olup olmadığımız daha pek çok mekanik yoldan titreşimin uygulandığı içgüdülerimiz de vardır. Yas tutan kadınların iki göğüs arasına vurmaları ya da gülmekte olan insanların kahkaha atmaları, gergin insanların bacaklarını sallayarak kendilerini sakinleştirmeleri buna örnek gösterilebilir. 

Günümüzde titreşim bilimi olarak anılmaya başlanan bu sistem enerji ve titreşimin moleküler yapıları ve vücudumuzdaki dengeleri nasıl etkilediği üzerine kurulmuştur. Titreşim bilimi, vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını kullanmak suretiyle kişinin iyilik halinin artmasında yardımcı olarak rol oynar.

Titreşim elastik dalgaların yayılmasıdır. Titreşim terapisi, uygulandığında titreşimi fiziksel bir araç olarak kullanır. Bu terapi şekli, lokal veya tüm vücut titreşimi olarak farklı cihazlarla uygulanabilir. 

Titreşim terapisinde, kas iğlerinin diğer adıyla duyu reseptörlerimizin ve alfa-motor nöronlar yani iskelet kaslarımızı hareket ettiren sinir hücrelerimizin uyarılması kas kasılmasına neden olur ve elektromiyografik aktiviteyi bilinen şekliyle kaslardaki elektriksel aktiviteyi artırdığı için cilt kan akışını, oksijen tüketimini ve kas sıcaklığını da artırmayı destekler.

Titreşim enerjisinin spesifik klinik ve spor rehabilitasyonunda terapötik uygulaması, giderek artan sayıda uzman tarafından olumlu değerlendirilmektedir. Mekanik titreşimlerin klinik uygulamaları çeşitli biçimlerde mevcuttur. Her uygulama şekli belirli bir etki mekanizmasına, doza sahiptir ve uygun görülen haliyle kullanılmalıdır.



ANDUBALANCE
ANDUBALANCE
null
null
null