ANDUBALANCE

UYKU BOZUKLUKLARI

UYKU BOZUKLUKLARI


Toplumun yaklaşık %10’u uyku bozukluklarından yakınmaktadır. Söz konusu bozuklukların farklı formları bulunmaktadır: bir tarafta uykuya dalma ve gece boyunca uyuma konusunda yaşanan problemler ile tanımlanan ve uyku bozuklukları arasında en yaygın olma niteliğine sahip olan insomnia (uykusuzluk), öbür tarafta ise uyuma/uyanma ritmi arasındaki dengesizlikleri ifade eden parasomnia. Gün boyu aşırı yorgunluk olarak tanımlanan hipersomnia ise bir başka uyku bozukluğu türünü oluşturmaktadır. 

Uyku Bozukluklarının Nedenleri

Birincil insomniada uykusuzluğun nedeni olarak tanımlanabilecek ve özel olarak belirlenen fiziksel veya zihinsel bir bozukluk bulunmamaktadır ancak zihinsel yorgunluk, stres, geceleyin, örneğin bir sokaktan gelen gürültü veya parlak ışıklar, bu rahatsızlığın tetikleyicilerindendir. İkincil insomnia ise kardiyovasküler bozukluklardan, kronik ağrılardan, beyin tümörlerinden veya diğer kanser türlerinden, epilepsiden, parkinson hastalığından, böbrek hastalıklarından veya depresyon ile anksiyete bozukluklarından kaynaklanabilmektedir. Aşırı alkol, kahve, ilaç ve uyuşturucu tüketimi de uykuya dalma ve gece boyunca uykuyu sürdürmeyi zorlaştıran etkenlerdendir. 

Uyuma/uyanma ritmi bağlamında meydana gelen uyku bozukluklarına temelde vardiya sistemi ile birlikte gece vardiyaları ve “uçuş sersemliği” olarak tanımlanan jetlag neden olmaktadır. Hipersomnia yani aşırı gündüz uykusu ise pek çok vakada uyku apnesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Uyku apnesi, uyku halinde meydana gelen kısa ve geçici bir solunum yetmezliğine bağlı olan bir tür solunum bozukluğudur. Diğer pek çok şey arasında kabuslar, uykuda dişlerin gıcırdatılması veya uyurken konuşmak, uykuyla ilgili bozukluklara neden olan şeylerdir.

Uyku Bozukluklarının Semptomları 

Uykunun sürdürülememesiyle ilgili olan insomnia, gece boyunca bir veya birkaç kez uyanıp, yeniden uykuya dalana kadar yarım saatten fazla sürenin geçmesiyle karakterize uyku bozukluğudur. Uykuya dalamama ile ilgili olan insomniada ise kişinin uykuya dalabilmesi için yarım saat veya daha fazla bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Her iki insomnia türü de geçici veya kronik olabilmektedir. Kronik insomnia altı hafta boyunca kalıcı bir şekilde tekrar etmektedir. Uyuma/uyanma ritminin bozulması durumunda ve hipersomnide ise uyku gecede bir veya birkaç kez bölünmekte olup, kişiler uykuya dalmada sıkıntı yaşamaktadırlar. Elbette uyku bozukluklarının bütün türleri, gün boyu devam eden bir bitkinliğe, konsantrasyon zorluğuna, performans düşüşüne ve yüksek tansiyona neden olmaktadır. 

Uyku bozukluklarından etkilenen pek çok kişi, uykusuz bir gece geçirme endişesiyle “yatağa gitme korkusu” geliştirmektedir. Sonuç olarak bu insanlar, kendilerini bir beklentiler ve başarısızlık korkusu döngüsünün içinde bulurlar ki bu durum uyku bozukluğu problemini çok daha kötü bir hale sokmaktadır. 

Uyku Bozuklukları Hakkında Bilinmesi Gereken Diğer Şeyler

Uykunun belirli bir zamanı olmadığını her zaman aklınızda tutun. Uyku bozukluklarından yakınan pek çok insan bu noktaya dikkat etmemektedir. Uyku araştırmalarından elde edilen sonuçlara göre uyku süresi, sağlıklı bir uyku düzenine sahip insanlar arasında bile büyük değişiklikler göstermektedir. Ortalamaya bakıldığında bu süre beş saatten on saate kadar uzanmaktadır. Dolayısıyla diğer insanlara nazaran daha az uyuyan bir kişinin uyku düzenine patojenik diyemeyiz. Bu durum yalnızca o kişinin başkalarına kıyasla daha az uykuya ihtiyacı olduğu anlamına gelir.  

Uykunun farklı aşamaları 

Uyku, gece boyunca gerçekleşen bir takım aşamalara bölünmüştür. Bu aşamalar, yaklaşık olarak her 90 dakikada bir tekrar eden üç evreden oluşurlar. Beyin dalgaları, söz konusu uyku döngülerinde farklılık gösterir. Bu aşamaların sınıflandırılması aşağıda verilmiştir. 

◉ Hafif uyku aşaması: Nefes alma ve nabız düzenli bir hale gelir, kaslar gevşer ve vücut sıcaklığı düşer. Algı ve farkındalık azalır ancak bu aşamada hala en ufak bir ses bile bizi uyandırabilir. Aşama ilerledikçe uyku hali derinleşir ve beyin dalgaları düzleşip stabil bir hal alır. Hafif uyku aşaması vücutsal fonksiyonların rejenerasyonuna katkıda bulunur. 

◉ Derin uyku aşaması: Bu noktada vücut tamamen rahatlamış ve gevşemiş bir durumdadır. Uyuyan kişi artık etrafında olan bitenleri fark etmez ve uykudan uyanması zordur. Bu evrede kas aktiviteleri daha da azalır. Derin uyku aşaması, gece boyunca devam eden ve vücudu en yenileyici uyku aşamasıdır ve vücutsal fonksiyonların derin ve etkili bir rejenerasyonunu sağlar. 

◉ REM aşaması (hızlı göz hareketi): Bu uyku aşaması, kapalı göz kapaklarının arkasında hızlı ve yoğun göz hareketleriyle tanımlanmaktadır. Uykunun bu safhası, özellikle gün içinde biriktirilen izlenim ve düşüncelerin optimum bir şekilde işlenmesi için son derece önemlidir. Aynı zamanda genellikle bu safhada rüya görürüz. Buna ek olarak REM aşamasında lüzumsuz bilgiler hafızadan silinir ve önemli bilgiler uzun erimli belleğe kaydedilir. Bu nedenle uyurken sağlıklı bir REM aşaması ve uzun ve derin bir uyku zihinsel sağlığımız için son derece önemlidir. 

Uyku bozukluklarının teşhis edilmesi

Uyku bozukluklarının teşhisi için ilk aşamada kişiden detaylı anamnez alınır ve uyku günlüğü tutması ve/veya belli başlı soru formlarını doldurması istenebilir. Bir uyku laboratuvarında gece süresince devam eden muayeneler de uyku bozukluklarının kökenine inmede etkili bir yöntemdir. Bu tarz laboratuvarlarda kişi uykudayken vücutsal fonksiyonları ölçülür ve değerlendirilir. Muayeneler rahat bir atmosferde gerçekleştiğinden kişi kendisini evindeymiş gibi hissederek istediği uyku pozisyonunu alabilir.




ANDUBALANCE
ANDUBALANCE
null
null
null